Þiir duygunun sözcüklerle söylenildiði dile özgün olarak
melodisel olarak þekillenmesidir
þiir duygunun yükseliþidir
sýkýþtýrýlmýþ, yoðun edebiyattýr
büyülü sözcükler ve mýsralardýr
bunu daha da açýp yazarak sayfalar, ciltler bile doldurabiliriz
çünkü evrensel dilde LÝRÝK, yani þiire sabit bir taným getirilememektedir
þairlerin kimisi kýsaca
"hepsi þiir, gerisi edebiyat" deyip kestirip atmýþtýr
þiir konusunda
Antik çagda PLATON; 'kanatlý, büyülü söz'' tanýmýný getirmiþtir.
Maksim Gorki ise ''Bilim aklýn þiiridir, sanat yüreðin þiiridir, din ise insanlarýn yarattýðý en büyük þiirdir'' tanýmýný getiriyor.
Ahmet Telli, ''þiiri tanýmlamak gerekmiyor, týpký yaþayan bir organizmadýr o. Mutlaka bir yaklaþým gerekiyorsa; þiir sezgi bilgisidir! diyor.
Gülten Akýn, '' Þiir çýðýlýktýr, kimi kez yalnýzlýðý seçeriz ya da yalnýzlýk bizi seçer, korumasýz ve savunmasýz.
O zaman çýðýlýklar atarýz. Ölmemek ya da delirmemek için. Sesimiz yankýlanýyorsa yalnýzlýkla baþedecek gücü verir bize.
Þiirler çýðlýklardýr.''
Ne kadar farklý tanýmlar deðil mi? oysa þiirlerin ortak yönleri de var, bu tanýmlamalar ve betimlemelerde, birbirini yalayarak da olsa bazý benzerlikler var.
Þžennur Sezer; ''Þžiir bir ýslýktýr, kimileri çalýnmasýný istemez, baþlarýna þeytanlarýn üþüþmesinden korkar'' diyor.
Biz baþýmýza þeytanlarýn üþüþmesinden korkmama eðilimimizi ön plana çýkartarak ve þiir alemine cüretkarca kendi þiirlerimizle giriyoruz,
hatta aþka bile dokunarak.
Cem Güneþ